Thor: Ragnarok’a İlk Tepkiler

Thor: Ragnarok'a İlk Tepkiler 2

Vizyona girmesine sayılı günler kalan Thor: Ragnarok’un basın gösterimi yapıldı. Yönetmenliğinde komedi altyapısı iyi olan Taika Waititi bulunuyor. Filmde Chris Hemsworth, Tom Hiddleston, Idris Elba, Mark Ruffalo dışında bir çok yeni karakter karşımızı çıkacak. Filmin ana kötüsü rolünde Cate Blanchett’ı izleyeceğiz. Tessa Thompson, Karl Urban, Jeff Goldblum gibi oyuncuları da filmde göreceğiz. Filmi ilk izleyenlerin tepkilerine şöyle bir göz atalım.

Jim Vejvoda/IGN: Thor: Ragnarok en iyi Thor filmi fakat güzel ama mükemmel değil. Hemsworth, Hulk ve Tessa hepsi mükemmeldi.

Peter Sciretta/SlashFilm: Thor: Ragnarok şimdiye kadarki en komik Marvel filmi ve kesinlikle en iyi Thor filmi. Mark Mothersbaugh’ın müziklerine bayıldım.

Umberto Gonzalez/The Wrap: KESİNLİKLE HARİKA! Hikaye, aksiyon, efektler, performanslara bayıldım ve en iyi Marvel film müzikleri!

Kara Warner/People: Thor: Ragnarok çok eğlenceli neredeyse dayanamıyordum. En iyi Thor filmi, Cate Blanchett diğer oyuncuları gölgede bırakıyor.

David Daniel/Entertainment: Guardians’ız en eğlenceli MCU filmi. Herkes çok komik. Müzikler, dövüşler mükemmel. Övgüler yaratıcılığından dolayı Taika Waititi’ye.

Kevin Polowy/Yahoo: Thor Ragnarok, eğlenceli & tuhaf & sıra dışı & retro & olağanüstü. Marvel’in Taika Waititi’ye böyle bir film yapmasına izin verdiğine bayıldım.

Haleigh Foutch/Collidor: Thor: Ragnarok filmin başından sonuna kadar sizi güldürüyor. Bütün karakterler mükemmel. Filmdeki efektler de mükemmel. Mark Mothersbaugh’ın müzikleri belkide Marvel’in en iyi film müzikleri.

Eric Eisenberg/CinemaBlend: Thor: Ragnarok çok eğlenceli! Kendine yeten bir MCU hikayesi fakat karakterler mükemmel, macera heyecan verici. En iyi Thor filmi!

Scott Mendelson/Forbes: Thor: Ragnarok sağlam bir MCU eğlencesi. Mükemmel müzikler, Blanchett mükemmel, 80lerdeki video oyunları gibi görünüyor. Önemsiz fakat tamamen eğlenceli.

Yorumlarda sık sık tekrarlanan şeylerden biri ‘En iyi Thor filmi’. Zaten kötü 2 Thor filminden sonra bu filmin iyi olmasını bekliyorduk. Diğeri ise filmin müzikleri oldu. Daha önce Lego Filmi, Liseli Polisler gibi eğlenceli filmlerin müziklerini yapan Mark Mothersbaugh bu filmde de iyi bir iş çıkarmış gibi gözüküyor. Ülkemizde 27 Ekim’de vizyona girecek olan filmi merakla bekliyoruz.

via[IGN]

Maymunlar Cehennemi Savaş Hakkında Eleştirmenler Ne Söyledi

Maymunlar Cehennemi Savaş

Savaşlar kötü olabilir ancak filmlerinden oldukça güzel filmler çıkabiliyor. Wonder Woman; yaz gişesinden oldukça iyi geri dönüşler alması bekleniliyordu ve Maymunlar Cehennemi Savaş (War for the Planet of the Apes), ilk kadın süper kahraman filmini bile kıskandıracak geri dönüşler aldı. Basitçe açıklamak gerekirse, yaz “büyük ilgi göreceği düşünülen filmlerinin” genellikle ulaşamadığı olumlu incelemeler aldı.

Todd McCarthy, filmin saf güzelliklerinin yoğun olduğunu söylüyor ve görsel ve basitçe anlatmak yerine ahlaki açıdan daha karmaşık olan hikayeyi övüyor. Maymunlar Cehennemi

The Village Voice’dan Bilge Ebiri: “Tabi insanlar çoğu zaman büyük kötülükler yapabilirler; filmlerin bunu bizlere söylemesine ihtiyacımız yok. Ancak, filmde gözüken sürü etkisi yabancı değil. Öfkemizi yoğunlaştıran ve yönlendiren  liderlere kucak açtık. Bu günlerde bunu çok iyi biliyoruz. Görüntü bizi izleyiciler olarak ahlaka yer bırakmayacak kadar çekici bir atmosfere çekiyor; karakterlerin hayatta kalma mücadelesinden, başka şeyler konusunda endişelenmeye başlıyoruz. Başka bir deyişle: Bu film tehlikeli bir yer.”

IndieWire’dan Eric Kohn bu zamana kadar film hakkında çok fazla heyecan yapmasa da filmin notunu B+ olarak veriyor. “Bu tür Amerikan Filmlerin’de nadiren görülen tasvir mucizesi bir film.”.

Empire’dan James Dyer, fragmanlarda gözüktüğü gibi öfkeli bonobo ordusunun zalim insanları bomba yağmuruna tutmasını bekleyenler hayal kırıklığına uğrayabilir, diyor.

Logan İnceleme: Beklenildiği Gibi Değil

Logan İnceleme

2017’nin en çok beklenen filmlerinden biri olan Logan bu gün vizyona girdi. Berlin gösteriminde izleyenlerden ve eleştirmenlerden oldukça yüksek notlar alarak Rotten Tomatoes’den %90’nın üzerinde oy almıştı. Bundan etkilenerek filme oldukça yüksek bir beklenti ile gittim. Bu yazımda Spoiler! yazan bölüm hariç spoiler kullanmadım.

Bir Wolverine fan-boyu değilseniz bu film sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Filme giderken herkes gibi Logan’ın neden bu halde olduğunu ve diğer mutantlara ne olduğu merakı ile gittim. Filmin ilk dakikası bu merakınızı oldukça körüklüyor. Ancak geçmişin gizemini filmin ana konusuna çok iyi işleyemediklerini düşünüyorum. Bunun nedeni o aralıkta geçecek yeni bir X-Men serisi ile alakalı olabilir belki.

[toggle title=”Spoiler!”]Bir diğer konu ise kötü adamların sırf aksiyon olsun diye gereksiz şekilde iyi adamla karşı karşı getirilmesi ancak ikisinin de bir şekilde kurtulması. Bunun en güzel örneği Caliban’ın son bir söz söylivereyim diye Pierce’i elinden kaçırması. Şimdi diyebilirsiniz ki bu çoğu süper kahraman filminde var. Süper kahraman filmi illa bol aksiyonlu bir film midir? Watchmen ve Kara Şövalye bunu bize çok iyi bir şekilde anlatır.
[/toggle]

Wolverine’in kişiliğinin filme iyi yansıtıltığını düşünüyorum. Ancak afişinde gördüğümüz gibi “Herhalde Logan Laura’yı kurtarmak için varını yoğunu ortaya koyacak” mesajı filmin içindeki Laura ve Logan arasındaki gereksiz agresifliklerle yok edilmiş gibi.

[toggle title=”Spoiler!”]Ayrıca filmin sonunda Laura’nın konuşması ve giderken dönüp haç işaretini X yapmak oldukça güzel detaylardı.[/toggle]

Logan İnceleme
Dafne Keen, Hugh Jackman ve Patrick Stewart

Bana göre filmin en iyi yanı oyunculukları. Hugh Jackman en iyi Wolverine performansını vermiş ve filmin R rated olması ile birlikte asıl Wolverine’i bizlere gösteriyor. Dafne Keen yaşına rağmen olağan üstü bir performans göstermiş. Bu yaştaki oyunculara büyük sorumlulukların yüklenilmesini sevmesem de eğer çizgisini bozmazsa ileride çok iyi bir oyuncu olabilir, bunun sinyalini bu film ile veriyor. Usta oyuncu Patrick Stewart gerçekten tecrübesini konuşturmuş.

Bahsettiklerimin dışında filmin eksiz yanını bulmak oldukça güç ancak yine de benim beklentilerimin altında kaldı. Yani eğer süper kahraman filmlerini sevmiyorsanız ama bu film diğer süper kahraman filmlerinden farklıymış diye gitmeyi düşünüyorsanız pek tavsiye etmem; bence çokta bir farkı yok açıkçası. Ancak Marvel filmlerini ve diğer X-men, Wolverine filmlerini izlediyseniz iyi bir hafta sonu etkinliği olur.

Legion Nasıl? İzlenir Mi? (1. ve 2. Bölüm İnceleme)

Legion Nasıl? İzlenir Mi? (1. ve 2. Bölüm İnceleme) 4

X – Men’in yeni dizisi Legion, Proföser X’in oğlu olan David Haller’in mutant güçlerini nasıl kullanacağını anlamaya çalışmasını anlatıyor. Dizi X-Men film evreninden farklı bir evrende geçtiğini de söylemek gerek. Legion’u oynayan Dan Stevens’ın ve diğer oyuncuların hakkını vermek gerek gerçekten harika bir oyunculuk çıkarıyorlar. Şimdi hem bölümlerin küçük bir özetine hemde incelememize geçelim. Yazımız spoiler içeriyor.

art will mind installation blow

1.Bölüm

Birinci bölümde David Haller’in güçleri yüzünden başına gelenleri anlatıyor. Hatta güçleri o kadar güçlü ki bu baskıya dayanamayıp intihar etmeye çalıştığını da görüyoruz. Aslında güçlerini kontrol edememesi yüzünden bir mutfak sahnesinde görüyoruz. Bir anda bütün mutfağı yerle bir ediyor. Dizi içerisinde “Ulan bu gerçek mi a… k…” dediğimiz zamanlar oluyor. Neyse diziye dönecek olursak, sonrasında ise güçleri yüzünden akıl hastanesine düşüyor fakat uzun zaman bu akıl hastanesinden kurtulamıyor. David’in sürekli gördüğü kel bir canavar var bunu hala çözemedik. Syd Barrett adlı bir hastanın hastaneye gelmesiyle David’in hayatı bir anda değişiyor. İlk görüşte aşkta diyebiliriz. Ama Syd Barrett’ı dokunulmaktan hoşlanmadığını söylüyor bunun nedenini ise bölümün ilerleyen dakikalarında aslında Syd’in ona dokunan kişiyle yer değiştirebilen bir mutant olduğunu öğreneceğiz ama bunu öğrenene kadar ne David’in bundan haberi var  ne de bizim, David’in kendisinin mutant olduğunda bile haberi yok. Bundan sonra olaylar biraz karışıyor ve Syd iyileşip hastaneden ayrılacakken kahramanımız David, Syd’i öpüyor ve birbirleriyle yer değiştiriyorlar. David, Syd görünümünde dışarı çıkardan Syd’de David’in güçlerini kullanamayıp hastaneyi savaş alanına çeviriyor. Hastane resmen korku filmindeki yerlere benziyor ve olayları anlamaya çalışırken Lenny’in duvarda parçalanmış şekilde görüyoruz. Dizinin diğer bölümlerindeki merak ettiğimiz şeylerden biride Syd ile David arasındaki ilişki nasıl bir yere gidecek? Sonrasında Syd’in güçlerinin etkisi geçtiğinde The Eye(Göz) tarafında kaçırılıyor ve burada David’in en güçlü mutant olduğunu kişiler tarafından gücü test edilmeye çalışılıyor fakat olmuyor ve David sordu odasını da yerle bir ediyor. Sonrasında ilaçla bayıltılan David kendini bir havuzun ortasında buluyor. Burada işler gene garipleşiyor çünkü önceden Syd’in David’e havuzun içinde ne yapması gerektiğini söyleyen bir flasback sahnesi görüyoruz. Syd orada gerçek miydi yoksa David’in zihninin bir yansıması mıydı anlayamadık. Sonra David havuzun içine atlıyor ve havuzun içine iki yanmış ceset düşüyor. Burada büyük bir aksiyon bekleyebilirdik fakat yönetmen burada olayı bu kadar basit ve tatmin edici çözmüş ki bunu hiç yadırgamadım açıkçası. Havuzdan çıkan David karşısında Syd ve onu daha önce kovalayan diğer iki mutantı görür. X-Men filmlerini izlediyseniz aksiyonu bol ve karakterin derinliğine inmeyen filmler olduğunu görebilirsiniz ama Legion bundan farklı olarak karakterin psikolojik tarafını gösteriyor ve karakterin derinine inmeye çalışıyordu. İşte tam da çok fazla aksiyon sahnesi olmayacak herhalde diye düşünürken bir mutant birliğinin siyah giyimli kötü adamlarla savaştığını görüyoruz. Vee dizinin son sahnesi biz bu gerçek mi acaba diye düşünürken David’e bunu merak edecek olacak ki Syd’e dönüp “Lütfen Sydney, bilmem gerekiyor. Bunlar… Bütün bunlar gerçek mi?” gerçek mi repliği hepimiz rahatlatıyor. Syd’inde “Gerçeğim” demesi bizi biraz daha rahatlatıyorken arkada o bizim sarı gözlü kel canavarımız beliriyor ve David’in Bayan Bird’le tanışmasıyla dizinin bölümü sona eriyor.

Tabi ki filmin sezon finalinde hepsi David’in rüyası çıkabilir ve buna kimse şaşırmaz ama tabi ki buda klişe bir şey oldu artık umarız daha farklı bir son bizi bekliyordur.

Legion Nasıl? İzlenir Mi? (1. ve 2. Bölüm İnceleme) 5

2.Bölüm

Aslında ilk bölüm bu kadar karışıkken ikinci bölümde bunu biraz toparlamaya ve biraz daha klasikleştirdiklerini görüyoruz. Durum birazda X-Men filmlerinde gördüğümüz “Güçlerini nasıl kullanacağını öğreneceksin.” tarafına çekiliyor. Tabi bu bölümde de gene David’in psikolojik durumuna değiniyor. Syd’in gerçek mi yoksa David’in bir hayal ürünü olup olmadığını da az çok anlıyoruz. Bir flashback sahnesinde David ile Syd yer değiştirdiğinde Summerland birliğinin aslında yanlışlıkla Syd’i aldığını görüyoruz ama sonrasında bunu fark ediyorlar ve tekrar David’i aramaya çıkıyorlar. Şuan için Syd gerçek ve bir mutant. Dr. Melanie Bird’in de dediği gibi David’in güçlerini kontrol etmeyi öğrenmesi gerekiyor. Bunun için tabiri caizse David’in çocukluğuna inmek gerekiyor. Ptonomy adında anı ustası dedikleri bir mutant sayesinde Bird, David ve  Ptonomy, David’in anılarında bir yolculuğa çıkarlar. Akıl hastanesine düşmeden önce bir psikologa gittiğini ve burada bir zaman atlaması yaşadığını görüyorlar. Fakat David hiç birini hatırlamadığını iddia ediyor. En iyi dostu Lenny’le beraber uyuşturucu çektiğini de görürler orada gene sarı gözlü kel canavarımız ortaya çıkar. İşler çocukluğuna geldiğinde ise işler biraz daha karışıyor. 10 yaşlarında yatağında yatarken üvey babası David’e masal okuyordu. Bu sırada da David, Bird, ve Ptonomy’e üvey babasıyla arasındaki ilişkinin ne kadar iyi olduğunu anlatırken “Dünyanın En Öfkeli Çocuğu” adlı hikayeyi anlattığını görüyor ve burada bir anda gene işler karışıyor ve David gene kendini kaybediyor. Hikayenin bir kısmı ise şöyle.

Yatağa, yatağa dedi anne. Yatağına, dedi.
Öfkeli çocuğun suratı kızardı.
Suratı kızardı… Suratı kızardı ve haykırarak kafasını kopardı.

Anı seansından sonra Ptonomy dediği gibi bu bir çocuk için çok b.ktan bir şey. Başka bir ilginç kısım ise David’in MR makinesinde iken yaşadıkları. Odaklanmaya çalışırken ablasını hastanede ona bakmaya gelmesini görüyor fakat ablası onu hastanede bulamıyor. David ablasıyla iletişim kurmaya çalışırken The Eye ablasınu götürüyor. Sonrasında David gitmek istiyor fakat Syd, David’e kalmaya ikna ediyor.

Size az çok yapabildiğimce diziyi anlatmaya çalıştım diğer yazılarda görüşmek üzere.

Lego Batman Filmi İncelemesi: Kara Şövalyeden Bu Yana En İyi Batman Filmi

Lego Batman Filmi İncelemesi: Kara Şövalyeden Bu Yana En İyi Batman Filmi 7

Batman filmlerinin sormaktan hoşlandığı ancak asla cevaplanmayan bazı sorular vardır. Tüm kötüler bir şekilde geri dönüyorsa ve bunca geçen zamana rağmen suçlar tehdit etmeye devam ediyorsa Batman Gotham için gerçekten iyi midir? Eğer Batman siyah giyiniyorsa, polisi reddediyorsa ve toplumdan kendini izole ediyorsa bu kendine karşı uyaran bir canavar olmamış mıdır?

Lego Batman Filmi Nasıl? Güzel mi? Gidilir mi?

Batman filmleri bu soruları gündeme getiriyor çünkü onlar uzun vadeli seri kurgular tarafından yaratılmış kaçınılmaz hikaye tutarsızlıklarını örtüyor. Ama neredeyse hiç bir Batman filmi bu cevapları vermedi ya da verse bile Gotham’ın Batman’e ihtiyacı var gibi gereksiz tekrarlardan uzağa gidemedi.

Lego Batman Filmi bu temel soruları soruyor ve cevaplarla birlikte çözümleri temin ediyor.Bir saat 46 dakikalık saf eğlencenin yanı sıra komik kahramanca boğuşmalar ve Batman film tarihine göndermeler var. Ama belkide en önemlisi Lego Batman Filmi, düşünceli, öfkeli, aşırı erkeksi, modern filmlerin Batman yalnızlığını, karın kasından, üzüntü malikanesine kadar uzanan yüksek bir eleştiri.

Lego Batman Filmi Güzel mi

Batman’in (Will Arnett) kişilerarası bağlantılar ile mücadele ettiği fikri, Joker’in (Zach Galifianakis) Batman’in en büyük düşmanı olarak gördüğü kişi olduğunun doğruluğuna karşı geldiğinde, erkenden kendini kanıtlamıştır. Kötü adamların arasında olsa bile, Batman, herhangi bir kimseyle ilgili güçlü duygulara sahip olduğunu itiraf etmek istemiyor.

Tuhaftır ki Joker, Batman’in hayatı boyunca savaştığı kötülük kolayca gider, ta ki.. James Gordon (Héctor Elizondo) emekli olur ve kızı Barbara, babasından görevi devralır. Barbara (Rosario Dawson), Gotham Polis Departmanı’nın şehrin suça karşı savunmasında daha aktif rol oynaması gerektiğine inanır. Eş zamanlı olarak, Joker yeni Müdür Gordon’un tanıtım galasını basar, yalnızca kendisini ve diğer tüm Batman düşmanlarını kavga etmeden polise etmek için.

Peki Batman savaşmak için hiç bir suç olmadığında ne yapacak? Lego Batman filmi bunun cevabını veriyor.

Bu Lego Batman filmi, önemli ölçüde DC’den büyük, sanırım artık Lego Evreni diye tabir etmek zorunda olduğumuz yerde geçiyor. Şunu söylemeliyim ki beklenmedik küçük rollerden bahsetmekten zevk duyardım ancak sürprizi mahvetmek istemiyorum.

Lego Batman Filmi azımsanacak bir film değil. Ben, kendisinden hızlı bir şekilde soruları cevaplamasını bekliyordum ancak üçüncü perde zevkli derecede karmaşık. Batman takım işinde kötüdür, ve defalarca çuvallar bunu herkes bilir ama Batman Lego Filmi, neden onun çuvalladığını sağlam bir şekilde gösteriyor, eksik kalan dersleri ve travmayı ve onu yalnızlığa sürükleyen korkuyu.

Lego Batman Filmi, Batman hakkında hikaye tarzında nadir sinema filmlerinden.

Lego Batman Filmi’nin Rotten rottentomatoes‘den %91 aldığını hatırlatalım. Şimdiden hepinize iyi seyirler.

Lego Batman Filmi İncelemesi: Kara Şövalyeden Bu Yana En İyi Batman Filmi 8

Gladyatör Gerçek Hikayesi – Maximus Decimus Meridius Kimdir?

Gladyatör Gerçek Hikayesi

Hepimiz Ridley Scott’un Gladyatör filmini izlemişizdir. Peki kim bu Maximus, Commodus ve Marcus Aurelius? Gladyatör Gerçek Hikayesi Ne?

Gladyatör Gerçek Hikayesi

Tarihsel ve bilimsel araştırmaların ışığı altında filmin kurgu olduğu bariz olsa da gerçek tarihsel olaylardan esinlenilmiş gibi görünüyor. Bu manada, film en iyi kolaj yada antik tarihin kronolojik temsilcisi olarak görünebilir.

Ayrıca, öyle görünüyor ki, Scott, deneysel gerçeklerin yeniden yapılandırılmasını sunmaya çalışmaz bundan başka, onun  Antik Roma kültürü görüşünü , o zamanın ruhunu ve o zamanın psikolojik görünüm özelliğini sunmayı arzu eder.Diğer bir deyişle, onun Zeitgeist ‘ini (Zamanın Ruhu) ve karakterlerin psikolojisi için, onların düşünüşünü. Bu bağlamda, Ridley Scott, ondan önceki herhangi bir yönetmenden çok daha ileriye gitti. Sadece Fellini, The Satyricon‘da bunu denemişti.

Yönetmen Scott ve senarist David Franzoni, tarih, deneysel bilgiden ve toplumu anlamaktan daha fazlası, tarihleri ve isimleri anlatabilmekten daha fazlasıdır.Karakterlerin kültürünü ve psikolojisini anlamaya çalışmaktır.

MARCUS AURELIUS Kimdir?

Marcus Aurelius, millattan sonra 161-180 yıllarını arasında hüküm sürmüş ayrıca Stoacı filozof ve yazardır. Tam adı İmparator Cesar Marcus Aurelius Antoninus Augustus’tur. Marcus Aurelius 17 Mart 180 tarihinde halefi Commodus kendisine eşlik ederken Vindobona’da (günümüzde Viyana)’da öldü.  Beş İyi İmparator‘dan sonuncusudur.

Gladyatör Gerçek Hikayesi

COMMODUS Kimdir?

Eğer eski kaynaklar doğruysa Commodus gerçek hayatında filmde olduğundan daha garip biri.
Commodus (Caesar Marcus Aurelius Commodus Antoninus Augustus) 5 yaşında Sezar, 17 yaşında 2. Hükümdar ünvanlarını aldı (MS 177). 

Commodus zamanındaki tarihçiler ona karşı kibar değillerdi. Asiller tuhaf davranışlarından memnun değillerdi. Cassius Dio, senatör ve iki dönemde de (Commodus ve Marcus Aurelius) tarihçi, böyle giderse altın krallığı yerini paslanmış demire bırakacak sözünü söylemiştir.

Kendisini Romalı Herkül olarak ifade edermiş.

Bazı kaynaklarına göre babasının ölümünde şüpheli olarak görülse de  Marcus Aurelius vebadan öldü olarak kabul edilir.

Gladyatör Commodus

İmparator aynı zamanda gladiatorial dövüşlerine arena’da gladyatör kıyafetleriyle dolaşacak kadar meraklıydı. Bu gladyatörlere saygı duyan Roma’nın en alt tabakasındaki insanlar yüzünden dikkate değer bir skandaldı. Commodus rakipleri İmparatora karşı her zaman teslim olduğundan dolayı sürekli kazanıyordu. Böylece bu halk dövüşleri hiç ölümle bitmiyordu. Özel olarak, bu onun rakiplerini vahşice öldürme geleneğinin alıştırmasıydı. Arenada her görünüşü Roma şehrinden bir milyon sesterces alıyordu.Bu da Roma ekonomisini zorlamaya başlıyordu.

Gerçekten Arenada mı öldü?

Hayır.

Colonia Commodiana’dan bir yıl sonra Commodus metresi ve kuzeni Marcia’nın gönderdiği güreşçi Narcissus tarafından 192’de kendi hamamında boğularak öldürüldü. Ölümünden bir gün önce senato’ya gladyatör kıyafetiyle yürüyüp konsül olarak görev yapmayı planlamıştı.

MAXIMUS Kimdir?

GsVZMpO

Maximus Decimus Meridius kurgu bir karakterdir.

Her ne kadar  tarihte var olmasada, tarihsel bir figürlerden yaralanılmış gibi görünüyor. Avidius Cassius, Marcus Aurelius’un henüz doğruluğu kanıtlanmamış ölüm haberinin ardından Roma İmparatoru ilan edilmişti. Cassius, Marcus’un hayatta olduğunu öğrenmesine rağmen isyanı devam ettirmeye karar verdi.İmparatorluğun doğusundaki en hayati parçalardan bazılarını kontrol altına aldığı halde -Mısır, Roma şehrine tahıl sağlayan önemli bir kaynaktı— Cassius isyanının genişletmek için destek bulma konusunda başarısız oldu. Açıkçası Marcus daha güçlü bir durumdaydı ve Cassius’un sahip olduğu lejyon sayısı Marcus’un ulaşabildiği lejyon sayısının oldukça altındaydı. Cassius bir centurion (yüz kişilik bir bölük komutanı) tarafından öldürüldü.

Ayrıca Maximus, Diocletianus’u anımsatıyor. Filmde hatırlarsak Marcus Aureluis, Maximus’u kendi varisi olarak görüyor. Diocletianus, aynı Maximus gibi alt tabakada doğmuş biri. Diocletianus, imparatorun gözdesi ve korumasıdır. Arından General olduktan sonra varis olarak adlandırılır. Bu yüzden Diocletianus 284’de imparator oldu.

Senatör Gracchus Gerçekten Var mı?

Hayır.

Lucilla Gerçekten Kardeşine Karşı mıydı?

Commodus’un gerçekten Lucilla adında bir kız kardeşi vardı ve Lucilla ondan nefret ederdi. Filmde söylendiği gibi Lucius Verus’la evlenmişti. Verus, Marcus Aurelius’la birlikte hükümdardı.

182’de kardeşine suikast girişiminden sonra Lucilla, Capri adalarına gönderildi.

Maximus’un Dövmesinin Anlamı Ne?

S.P.Q.R yani latinceden türkçeye çevirdiğimizde “Roma Halkı ve Senatosu” olan baş harfler.

Suicide Squad İnceleme – Nasıl? Güzel mi? Gidilir mi?

Suicide Squad İnceleme

Superman v Batman hayal kırıklığının ardından hayranlar büyük bir merakla Suicide Squad filmini beklemeye başladılar.Warner Bros. hemen hemen her gün film ile alakalı bir detay paylaşıyor ve ardından hayranlar artık film için sabırsızlanıyorlardı.Nihayet Amerika’da geçen hafta cuma Ülkemizde ise dün gösterime girdi.Bizde Dikkat Spoiler Ekibi olarak filmin gösterimlerinden birine katıldık.Filmi izledik ve tecrübelerimizi size aktarmak için yazıyoruz bu yazıyı.Evet Suicide Squad İnceleme yazısına vakit kaybetmeden başlayalım.

Suicide Squad İnceleme

Öncelikle biraz film kampanyasından bahsedelim.Warner Bros. ve DC filmin reklamını o kadar iyi yaptı ki daha film çıkmadan Suicide Squad dövmeleri  yaptıranlar vardı.Herkesin aklında efsane bir film olacağı düşüncesi vardı ki film gösterime girmeden haftalar önce bilet alanlar vardı.Bu nedenle Suicide Squad gösterime girdiği ilk günden itibaren gişe rekorları kırdı.

Ama… gerçekten gişe rekorları kırdıracak kadar güzel bir film miydi Suicide Squad? Filmi izleyen eleştirmenler adeta filmi bombardımana tutuyor hatta rottentomatoes.com sitesi filmin gösterime girdiği ilk haftasında %20 oy veriyordu.Peki neden eleştiriler bu kadar kötüydü?

Suicide Squad İnceleme

Öncelikli sebep, tabiki bu kadar reklamı yapılan bir filmin beklenileni karşılamaması.Ekip olarak biz de bu görüşe katıldığımızı söyleyebilirim. Çoğu kişinin beklediği tabi ki bu kadar zengin bir kadro olunca baştan sona kadar aksiyon ve birden fazla efsane sahne bekliyordu. Joker hayranı çoğu kişi filmde “Joker” var diye gitti ama filmde Joker sahnesinin çok az olduğunu belirtmek gerek.Eğer sizde filmde Joker var diye gitmeyi düşünenlerdenseniz fikrinizi yeniden gözden geçirmenizi tavsiye ederiz.

Olumsuz eleştirileri bir kenara bırakırsak, filmdeki oyunculuk gerçekten kaliteliydi. Will Smith’in kalitesini bahsetmeye gerek yok zaten ama Margot Robbie hem güzelliği ile hem de oyunculuğu ile ön plana çıkıyor.Ayrıca, çokta gözükmese de Jared Leto, Joker’i başarılı bir şekilde oynamış.Film kendisini sıkmadan izletiyor ve film aynı posteri gibi oldukça renkli olmuş.Ara sıra çıkan komedi sahneleri gerçekten güldürmeyi başarıyor. Filme kötü adam – devlet ilişkisini güzel aktarmışlar. Suicide Squad 2’nin çekileceği konusu konuşulanlar arasında bu da oldukça fazla olumlu dönüş aldıklarını gösteriyor.

Hakkını vermeliyiz ki DC, filmin hikayesini diğer filmlere gerçekten çok mükemmel bir şekilde entegre etmiş. Detayları da unutmamak gerekir tabiki.

Uzun lafın kısası, bizim DikkatSpoiler.com ekibi olarak puanımız 7.2.

Unutmadan söyleyelim filmin son bir sahnesi var hemen çıkmayın 🙂

Mr. Robot 2. Sezon Gizem ve Göndermeleri

Mr Robot Easter Eggs

Mr. Robot 2. sezon un başlamasıyla birlikte dizinin içinden Easter Eggs bilgileri de gelmeye başladı.Öncelikle bilmeyenler için easter egg nedir onu bi açıklayalım.Easter egg’in sözlük anlamı paskalya yumurtası olsada, internette kullanılan anlamı o değil tabiki, sürpriz detaylar gibi bi anlama geliyor.Yani izleyicinin ilk bakışta fark edemeyeceği şeyler.Easter egg’i yazımızda daha iyi anlarsınız biz şimdi yazımıza geçelim.

İlk easter egg, Sezon 2 fragmanından.Videonun  0:41. dakikasına gittiğinizde ekranda 212-804-6003 numarası beliriyor.Eğer o numarayı ararsanız (tabii Türkiye’den ararsanız faturanıza yüklü bir ücret yansıyabilir o yüzden aramanızı tavsiye etmiyoruz 🙂 ) operatörün, E-Corp yardım merkezini aradığınız için teşekkür ederiz.Son olayların ardından, çok sayıda telefon alıyoruz.Vakit kaybını önlemek ve daha fazla bilgi için lütfen web adresimizi ziyaret ediniz www.. *Ses Kesiliyor* In order for the light to shine so brightly, the darkness must be present. (Işığın ışıl ışıl parlaması için karanlık hazır olmalı.) *Ardından art arda bip sesleri.

www.fsoc.sh Sitesine girdiğimizde bi kaç saniye sonra göz beliriyor.Gözün yanındaki 4C4F4F4B205550 hexadecimal kodunu ASCII sisteminde çevirdiğimizde LOOK UP(Yukarı Bak) yazısı çıkıyor.

ara

Sitedeki imlecin yanıp sönme hareketlerini Mors’a göre kodladığımızda;  .-.. . .- …- . / — . / …. . .-. . çıkıyor.Onu çevirdiğimizde ise LEAVE ME HERE yazısı ortaya çıkıyor.

Mr Robot Qr ( Kare) Kodu

Bu QR (Kare) kodu Sezon 2 Bölüm 1’in giriş ekranında, Elliot’un not defterinde yazıyor.Kodu tarattığınızda, 90 stili bir Confictura Endüstri web sitesine gidiyor.Kimilerine göre bu site Elliot’un ilk sitesi.

mr robot confictura industries

 

Sitenin logosuna yakından baktığınızda; Mr. Robot’un, Elliot Gideon’la konuşurken kestiği elmanın kabuklarına benzediğini farkedeceksiniz.

Confictura Industries Logo

Bir diğer easter egg ise Evil-Corp sitesi ile E-Corp sitesinin benzerliği.Hatta neredeyse aynı bir tek farkla; dikkatli baktığınızda E-Corp’taki adamın gülümsediğini fark edeceksiniz.

“Kırmızı El Arabası” bu isim Elliot’un not defterine verdiği isim.”Kırmızı El Arabasının” bir diğer ortak noktası ise Carla.Carla Kırmızı El Arabası olan kız.Not defterine dönersek defterin yanında bir kitap var; Leo Tolstoy’un kitabı Resurrection yani diriliş.Bölümlerde biraz geriye gittiğimizde fark ediyoruz ki Mr. Robot, Elliot’u duvarın üstünden itme anından bir kaç saniye önce bu kitabı okuyormuş.Ayrıca Confictura Endüstri’nin logosunu not defterinde görüyoruz.

Mr. Robot Resurrection Diriliş

Şimdilik easter eggler bu kadar önümüzdeki günlerde görüşmek dileğiyle.